Navigation Menu
Tommaso Campanella (1568-1639)

Tommaso Campanella (1568-1639)

Tommaso Campanella (1568-1639)

İtalyan filozoflarındandır. Stylo yakınlarında küçük bir kasaba olan Steynans’da (Kalaberya) 5 eylül 1568’de doğdu ve 21 mayıs 1639’da Paris’te öldü. Ebeveyni, onun hukuk öğrenmesini istemişti. Fakat o, bilim ve felsefeden hoşlandığı için, hukuku terk etti. Devrin bütün üstün insanlarının öğrenmeye mecbur oldukları skolastik felsefeden nefret etti. Sırayla, bütün antikitenin felsefe sistemlerini inceledi; hiç birinden, hatta Aristo’dan da hoşlanmadı. Cosenza’da papaz adayı (novice) oldu. Bernerdino Telesio’yu, halkın önünde şiddetle ve başarıyla savundu. O, bu filozofun bütün fikirlerine ortak olmamakla birlikte, onun bağımsız ve özgür düşünmesinden ötürü, kendisine hayrandı. Zekasının üstünlüğü ve Aristo’ya karşı olan ateşli hücumlarıyle birçok nüfuzlu insanların düşmanlığını kazandı. Büyücülük ve dine aykırılıkla suçlandırıldI. Bu, bir taraftan dini, diğer taraftan da, yurdunda İspanya egemenliğine karşı suikastler tertip ettiği iddiasıyle kazandığı siyasal kin ve güvensizlik, kendisinin, kral mahkemesi önünde yedi kez adi ve olağanüstü işkence ve cezalara çarptırılmasına neden olduysa da, ölümden kurtuldu. Fakat ebedi hapse mahkum edildi. Yirmi yedi yıl, elli kadar cezaevinin hücrelerine kapatıldı. Philosophia Realis adlı eserinin başlangıcında, Tanrı’ya, “alemin her çeşit eğlencelerinden kendisini kurtardığı ve bilimin evrimine hizmet etmek için yalnız kalmasına izin verdiği için” şükreder. Maddesel alemden çekilmekle, daha çok geniş olan ruh aleminde yaşayabilmiş olduğu için, kendini tebrik eder. Nihayet, bilim ve edebiyata dost olan papa Urbain III., Campaneııa’nın küfrünü şüpheli sayarak, engizisyon tarafından yargılatmak vesilesiyle, kendisini Roma’ya getirtti; gerçekte ise, onu tamamıyle serbest bıraktı. Her ne kadar, İspanya hükümeti, Campanella’ yı tekrar ele geçirmeye uğraşmış sa da, Fransa sefiri olan Kont de Noailles, onu serbest bıraktırarak kendi yurduna yoııadı. Fransa’da Louis XIII. ve kardinal Richelieu tarafından saygı ve sevgiyle kabul edildi; ve ölünceye dek sıkıntı çekmemesi için de kendisine bir maaş bağlandı.

Paris’te Cassendi ve Mersenne1e tanıştı. Aşağıda listesini vereceğimiz eserlerinin hemen hepsini cezaevlerinde yazmıştır. Campanella ..Telesio gibi, hemen bütün hayatı boyunca ve hemen bütün eserlerinde Aristo aleyhine savaştı; cizvitlere karşı geldi. Aristo’ya olan hücumlarını Philosophia Realis’inin ilk bölümlerinde inceler ve bazı sorunlarda, imanın kurtarılması için Yunan felsefesiyle ilgiyi kesmernek gerektiği sonucuna da ulaştı. Hatta, bu felsefenin bazı sorunlar için yararlı, birçoğu için de karlı olduğunu anlatır. Campaneııa’yı Pomponace ve Vanini’den ayıran nitelik, olaylarla do­ğa kanunlarını incelediği zaman, kendisinden ayrılmayan mistiklik yönsemesidir (temayül). Ona göre: Tanrı, gerçektir; her gerçek ondan gelir; insanlar, Tanrısız gerçeği bulam·azlar. Gerçeğe ulaşabilmek için, onu bize iki biçimde keşfettiren Tanrıya başvurmak lazımdır:

1 . İçindeki gerçekleri gözlem ve endüksiyonla okuyabildiğimiz doğa kitabına dikkat etmekle, zira ebedi akıl, bütün düşüncelerini bu kitaba kaydetmiştir; insanların yazdığı şeyler, yalan ve yanılmalarla dolu olan hayatın ölü kopyalarından başka bir şey değildir.

2. Araçsız ve içimize doğan ya da peygamberlerin getirdikleri vahiy sayesinde gerçeği keşfedebiliriz. Demek ki, biri ‘duyum’ (sensus), diğeri ‘iman’dan ibaret olan iki bilgi vasıtasına sahibiz. İmandan Tanrıbilim ve duyurnun bilimli işlenmesinden felsefe meydana gelir. Campaneııa, metafiziği üç bölüme ayırır:

a) Bilginin ilkelerini araştırma; b) Varlığın ilkelerini araştırma; c) Eylem ilkelerini araştırma. Birineide, insan aklının değerine hücum eden şüphecilerin ileri sürdükleri kanıtlarr uzun uzadıya sıralar; ve onlara karşı bilincimizin, kendimizi zihne iradeli bir varlık olarak tanıttığını anlatır. Daha açık bir deyimle, bilinç ya da iç duyu, hiç bir şüpheye kapılmadan, duyumlarımızı bilgi haline getirenin ‘akıı’ olduğunu bildirir. Metafizikçi, her şeyden şüphe edebilse bile, bu ‘iç duyu’ asla şüphe etmez. Zira bu duyu, bize kendi varlığımızı şüphe götürmez bir surette tanıtmaktadır. Bu duyu, bize kendimizi; yapabilir, ister ve var olan bir gerçeklik olarak tanıttığı gibi, yokluğun nitelikleri olmak üzere her şeyi yapamayan, bilemeyen bir varlık olarak da tanıtır. Bundan da ister istemez, bir kuruntu olmııyan ve kendimden farklı bir varlığın var olduğu sonucu çıkar. Şu halde, kesin olarak bildiğim şey, ‘var olduğum’dur (Universalis Philosophia Sive Metaphysica, pars. 1 .) . Campanella, Descartes’ın meşhur formülünü hatırlatan bu görüşünden tam bir gerçeklik (n:alisme) sonucuna ulaşamaz. Eşyanın ‘oluş’uyle onlar hakkındaki ‘düşünüşümüz’, asılları itibarıyle bir oldukları için birbirine uygundurlar. Mutlak bilgiyi ancak Tanrı bilir. Zira, mutlak gerçekleri yaratan kendisidir. Bununla birlikte, filozofun bunu araştırması gerekir. Campanella, şüphecilerin itirazlarına, daha çok meta fiziği n ikinci bölümünde derin ve kuvvetli kanıtlarla cevap verir. Varlık nedir? Varlığı kuran ilkeler nelerdir? Evreni teşkil eden özel ve olabilir varlıklar, bu ilkelerin gelişmesiyle
mi meydana çıkabilmektedirler? Sorunu bu suretle ileriye sürdükten sonra, şöyle çözer: Her şeyin iki ilkesi vardır: Varlık, Y oksunluk. Birincisi, Tanrı’nın kendisinden başka bir şey değildir. İkincisi ise, varlığın sınır (limite) ve yoksunluğundan (privation) başka birşey değildir. Varlık, üç esaslı ve temel güç halinde belirir: Kuvvet, Bilgelik (Sagesse), Aşk. Sonsuz varlığın bu üç temel gücü, yine sonsuz varlıktan türemiş olan bütün sonlu varlıklarda, çeşitli derecelerde bulunur. Bir varlık olmaları dolayısıyle bunların özü (essence) de kuvvet, bilgelik ve aşk’tır. Aynı zamanda bunlar, yoksunluğun nitelikleri olan; Güçsüzlük, Zihinsizlik ve Kin’e sahiptirler. Bu kusur, bu yoksunlulk, bütün varlıklarda çeşitli derecelerde mevcutturlar. Sonsuz varlık olmasından ötürü yalnız Tanrı, bütün yoksunluklardan, yetkinsizlikten (imperfection) ve sınırdan uzaktır.

Campanella, varlığın bu üç esaslı yüklemini (attribut), türlü biçim ve derecelerde, bütün varlıklarda bulur; ve bu mistik üçlükten bilimi aydınlatan ışına hayran olur; ve bu bakımdan bütün varlıkların, bitki  ve madenIerin bile bir oran dahilinde duygu ve aşkla nitelenmiş olduğunu kabul eder. Bu fikrini özel bir surette, De Sensus Rerum’ünde inceler. Bu itibarla Campanella, Aristo’nun ve Stoacıların hayvan, bitki ve canlı varlıklar arasına koydukları hiyerarşiyi tanımak istemez. Eflatun’a uyarak, bunlar arasında sadece dereceler görmek ister. Besleyici fakülte, duyan fakülteyi gerektirir. Entellekya, duyguların aynıdır. Hayvan da bir çeşit gidimli (discursif) akıııa düşünür. Campanella, bu anlayışla Plotin’in doğal bağını (magie) (Enneades, IV.) pozitif bir sanat olarak kabul etmiş olur ki, bu sanat, yıldızlardan ya da iradenin basit bir gerilmesi nden türeyen gizli kuvvetlerin kullanılmasıyle oluşur (Blanchet, Campanella, s. 217). Bu nedenle Campanella, adeta Plotin sistemindeki ilkeyi geliştiren bir metafizik inşa eder: Duyulur (sensible) alemde duygudaş (sympathie) olan şey, kavranılabilir (intelligible) gerçeklikte (realite) içten birleşme ve özdeşliktir (identite). Özne ile nesnenin temasından ibaret olan bilginin konusu, duyan ın duyulanla özdeş bir duruma ulaştığı vakit fark edilir. Şu halde her bilgi, kendini bilmekten ayrılamaz. Eşyayı bilmekle, ruh, “Kendini tanır, zira kendisi ne ise odur; ruh, kendini değiştirmiş hissettiği zaman, eşya da başka şey olur”. Özet olarak diyebiliriz ki, Campaneııa, bilgi sorununda imana yer ayırdıktan sonra, duyumlu algıdan (perception sensible) başka bir bilgi kaynağı kabul etmez. Aktif entellekya yoktur. Entellek, hafıza ile hayal gücünün zorunlu bir sonucudur. Genel kavramlar, duyumlu algıların tortu ve artıkIanndan başka bir şey değildir. Bütün bilgiler, deneyden gelirler.

neuf-brisach-a-620x399.jpg (620×399)

Az çok aynı devirlerde Bacon, Augmantis el de Digniıale Scientiarum’ünü hazırlamakt aydı. Campanella da onun gibi, insel bilgilerin bir sınıflamasını yapmaya çalıştı .. Şüphesiz ki, Campanella’da Bacon’ın dehasını aramak doğru değildir. Bununla birlikte, temeli nedeniyle Campaneııa’nın sınıflaması, Bacon’ınkinden daha değerli sayılmaktadır. Campanella, bilimleri, onun gibi, bilimlerin oluşumunda . (formation) rolü olan ruhsal fakültelere göre değil, konulara göre sınıflamıştır. Bu bakımdan bilimler, Tanrısal ve insel bilimler, yahut da Tannbilim ve Mikroloji (micrologie) olmak üzere iki bö­lüktür. Bu iki bilimin üstünde metafizik vardır ki, bu da bu iki bilimin ortak ilkelerini benimser. Fakat, metafizik, kaynak, araç ve usulleri, hatta kesinlik ve otorite itibarıyle deneysel bi!
imden üstün olan aklın bilimidir. Mikroloji. iki büyük kısma ayrılır: Doğal bilim, ahlak bilimi. Birincisi, doktorluk bilimi, geometri, kozmografya,
astronomi, astroloji… olmak üzere beş bölüktür. İkincisi ise, ‘etik’ (ethique), ‘poetika’ ve ‘ekonomi’ye ayrılır. Retorik’le poetik (şiire dair bilgiler) , ahlak bilimlerinin yardımcısıdır.

 

101591.jpg (720×1120)Tatbiki bilimlere gelince, Campanella, zamanının fikirlerine uygun olarak, bu ‘ zümreye, bağı’yı (magie) koyar ki, bu da: Doğal bağı, Meleksel bağı (m. angelique) , Şeytansal bağı (m. diabolique) türlerine ayrılır. Campanella, politikaya dair düşüncelerini, Philosophia Realis (Gerçek Felsefesi) adlı eserine  ek olarak yazdığı Civitas Solis (Güneş Sitesi) nde (Utrecht, 1648) toplamıştır. Daha önce İspanya krallığına dair yazdığı eserde, bilim ve kültürü militarizmle birleştiren, papanın idaresi altında bir İspanya imparatorluğunu salık verirken, Güneş Sitesi ‘nde, kendi metafizik görüşlerine uygun bir devlet planını verir. Bu hükümetin yüce şefi: Hoh’tur. Campaneııa’ya göre, bu sözcük, Latince ‘metaphisicum’ demektir; bunun, ‘kuvvet’ (potestas), ‘bilgelik’ (sapiantia) ve ‘aşk’ (amor) olmak üzere üç bakanı vardır. Birincisi, savaş işlerini, ikincisi bilim, teknik ve eğitim işlerini, üçüncüsü evlenmelerle çocuk yetiştirme işlerini düzenler. Bu devlet, irade, kuvvet ve bilgiye bağlıdır. Vazifeler, bunları yapacak olanların bilgi ve erdem derecesine göre bölünmüştür. Campanella’ nın cumhuriyeti, Eflatun’un komünist sitesine benzer. Burada, kadın ve erkekler aynı biçimde yetiştirilirler. Çocuklar daha pek küçük yaştayken her çeşit sanat alet ve araçların içine bırakılır. Bu suretle onların hangi işe yetenekli olduğu anlaşılacaktır. Bu sitede işsiz adam olmayacaktır. Venedik’te altmış bin insan vardır.  Bunun ancak on beş bini çalışır; bu zavallılar, güçlerinden fazla çalıştıkları için, çok eziyet cekerek mahvolmaktadırlar. Oysaki herkes, çalışacak olursa, adam başına dört saatten fazla iş düşmeyecek ve bütün site halkı mesut olacaktır. Bu cumhuriyetin halkı, işsizlik ve tembelliğin asil ve çalışmanın aşağılık, adilik olduğunu zanneden fikirlerimizle alay edeceklerdir. Burada kadın, mal ve çocuk, herkesindir. Yani, aile ve mülkiyet yoktur. Yüce şef, seçilmek suretiyle tayin edilir. Bunun her şey hakkında bilgisi olmalıdır. Zira o, politika, tarih, bilim ve felsefe . . . gibi şeylerin hepsini yönetecektir. Fakat bilgin olan, daima usta ve becerikli olabilir mi? Güneş Sitesi halkı, buna şu karşılığı verirler: “Bir bilgine, bir kralın oğlu olduğu için kral seçilen bir bilgisizden daha çok güvenilebilir”; ve burada söz konusu  olan bilgi, gerçek, sağlam, verimli bir bilime dayanır. Yoksa, kısır ve skolastik bir bilime değiL. Sitenin dinine gelince: Üçüzleme dogmasına (dogme) dayanan bir Tanrı’ya tapmaktan ibarettir. Güneşliıere göre Tanrı, en yüce güçtür. Bundan en yüce erdem çıkar. Bu en yüce erdemin birleşmesinden aşk zuhur eder ki; ‘güç, erdem ve aşk’ın hepsi birden bir tek Tanrı’yı teşkil eder. Bu dinin papazları, aynı zamanda sitenin hakimleridir. Campanella, XVII. yüzyıl felsefesinin dikkate değer müjdecilerinden ve XVI. yüzyılın orijinal zekinarından biridir. Alemi hisseden bir varlık gibi kabul etmesinde Stoacılığın etkisi vardır. “Bir bütünün parçalarında duygu olursa,kendisi de duygulu olur” biçiminde ileri sürdüğü kanıt, Chrysippe’indir. Bu çeşit düşüncelerinde Ciceron’un da etkisi vardır (De Natura Deorum; De Finibus). Metafiziğinde ustaca ve derin fikirler bulunmakla birlikte, bu eser, dağınık ve yöntemsiz yazılmıştır. Güneş sitesinin daha tam örneği, Eflatun’un cumhuriyetinde gizlidir.

 

Eserleri çoktur: De Libris Propriis et Recta Ratione Studendi Syntagma (Gabriel Naude baskısı, Paris, 1642; Amsterdam, 1645; Rotterdam, 1692); Ad Doctorem Gentil um de Genıilismo non Retinendo, Et de Proedestnatione et Grafi,ı (Paris, 1 657); Phiiosophio Sensibus Demonstrata (Napoli, 1 590). (Bu eserin küçük başlığı şudur: Gizli Felsefenin Takdire Değen Bir Kısmıdır ki, Bunda Alem, Canlı ve Bilgili Bir Tanrı Heykelidir. Bütün Parçalara ve Parçalarının Az Çok Bulanık ya da Açık, Fakat Kendini Olduğu Kadar da Bütünü Korumaya Yeten Duyularla Nitelendiriimiştir); Philosophia Rationalis et Realis, Partes V. (Paris, 1 683); Universalis Ph ilosophioe, Seu Metaphyscarum Rerum Juxta Propria Dogmata (cilt I I I , Paris, 1 638) ; Atheismus Triumphatus, Seu Reductio ad Religionem per Scientiam Veritatis (Roma, 1 63 1 ; Paris, 1 636); Civita Solis (Utrecht, 1 643; bu eserin son baskısı: Citta del Sole adıyle G. Paladino tarafından, notlar, açıklamalar ve bir giriş eklenerek basılmıştır (Napoli, 1888) ki bu, İngilizceye The City of the Sun adıyle çevrilmiş· tir (1920) ; De Rerum Natura (lib. IV). (Bu eser, diğer bazı yazılarla birlikte şu başlıkla basılmıştır: Realis Philosophioe Epilogisticoe, cilt IV) ; Hoc est de Rerum Natura, Hominium Moribus, Politica, Cui Civitas Solis Adjuncta est Oecono· nıica cunı Adnott Physioll. (Frankfurt, 1623);(Bu eserin bir özeti de Prodromus Philosophioe [nstaurandoe başlığıyle basıldı, Frankfurt, 1 617); De Optimo Gense Phiiosophandi (Paris. 1 636) ; Campanella’nın felsefi manzumeleri de vardır ki, yazarın Settimontano Squi11a takma adıyle ve şu başlıkla basılmıştır: Sce/ta d’AI·cıme Poesie Philosofiche (Frankfurt, 1 622). Campanella şu eserlerde Katolikliği savunmuştur: Monarchia Messioe (Frankfurt, 1633); Della Liberta a Della Felice Suggezione Allo Stato Ecclesiastico (Frankfurt, 1633. Bu eseri İtalyanca yazmıştır), Paris Ulusal Kitapsarayında Campanella’nın siyasal bazı yazma eserleri daha vardır. Mektuplarıyle şiirleri Fransızciıya Madam Colet tarafından çevrilmiştir (Paris, 1 844); Opera (tom. I, II ve IV, Paris, 1 637); B k z . Cipriani, Vita et Philosophia Th. Campanel14 (Amsterdam, 1 7 05 ve 1 7 22) ; Schroeckh’in, Notkes Biographiques’i (t. 1., s. 2 8 1 ) ; Recueil de Fülborn, 6 Em Cahier (s. 1 1 4) ; Rixner ve Siber’in XVI. Yiiz· 1’,ı Sonunda Bazı Ünlii Fizikçilerin Hayat ve Oylar, (Almanca); De ReligioJiJ Campenalloe Opinionibfll (Ferrari, Paris, 1 840) ; C. Dareste, Morus CampanelLı (Paris) ; Baldacchini, Viıa e Filosophia di Tomaso Campanella (2 cilr, Napali, U\40· 1 84 3 ) ; Wessely, Mono.􀄮ra/ilerle Sosyalizmin 7’arihi 1. (Münich, 1900, Almanca) ; F. Meinecke, Die Idee dw SlflIIlsriison ( 1 924) ; ]. Kavacala ve M. Rossi, T. C. Metafisko (Floransa, 1 9 2 1 ) ; 1. Blanche, Campanella ( 1 920) ; Gilson, Le Raisonnement par Analogie Chez T. Campanella (Etudes de Philosophie Medivale dergisinde) ; E. Garin, Der Iıalieniıche HUman;Jmlıı ( 1 94 7 ) .

 

Kaynak: Cemil Sena, Filozoflar Ansiklopedisi