Navigation Menu
Kindi (796-874)

Kindi (796-874)

Kindi (796-874)

Doğum: Kufe, Irak- Ölüm: Bağdat, Irak

Arap filozofu diye ün yapan Kindi soylu bir aileye mensuptu. Kindi, tıp, felsefe, mantık, hesap, geometri, musiki, astronomi ve simya ilmi tahsil etti. Ayr ı ca Kindi, yabancı dilde yazılmış bazı kitapları da Arapça’ya çevirdi. İlmi ve kültürü sayesinde halife Me’mun ve halife Mu’tasım’ın takdirini kazandı , Kindi yüzden fazla eser bırakarak hicri 252 y ılı sonlarında hayata gözlerini yumdu.

El Kindi ile ilgili görsel sonucuKindi’nin bazı eserleri şunlardır: Kitab al-Kindi ila’l-Mu’tasım Billah fi’l-Felsefet al-Ula, Risale fi Hudud al-Eşya, Risale ilâ Ahmed b. al-Mu’tasım, fi Enne’l-Anasır val-Cirm al-Aksa Kuriyet a ş – Şekl, Kitab al-Cevahir al-Hamse, Risale fil- İbane ani’l- İllet alFaile al-Karlbe li’l-Kevn va’l-Fesad, Risale ila Ali b. al-Cehm fi. Vandaniyet Allah ve Terlahi Cirm Risale Risale fi. Mahiyet an-Nevm va’r-Ruya.

Kindi, temelde İ slâm’a dayalı bir felsefe yapmıştır. Aristo feslefesinin İslâm’a uymayan yanlarını reddetnriştir. İslam inancına, ahlikı na ve düşüncesine önem vermiştir. Kindi, ilk İslam filozofu olarak felsefeyi ve kavramları tanımlamış , Arapçan ın bu konuda zenginleşmesine yardım etmiş ve akılcı bir yol izlemiştir. Kindi’ye göre felsefe “hubbul-hikmet” yani hikmet sevgisidir. Filosofya, hikmet sevgisi yahut bilgelik dostu demektir. Kindnain öteki bir tanımına göre “felsefe insan ın gücü nisbetinde Yüce Allah’ ın füllerinin benzerini yapmasıdır.” Ona göre felsefe, nefsin yok edilmesi anlamında, ölmeğe çalışmaktır Bir başka tanımına göre “felsefe sanatların sanatı ve hikmetlerin hikmetidir.” “Felsefe insanın benliğini bilmesidir” de demiştir. Nihayet Kindi’ye
göre felsefe “insanın gücü nisbetinde külli ve sonsuz şeylerin varlığını , nasıl ve nice olduklarını ve sebeplerini bilmesidir.”

Kindi’nin anlayışına göre felsefenin konular ına ilâhiş ilimler, Tanrı bilgisi ve erdem dahilidir. Felsefenin amacı her şeyi gerçekleriyle bilmektir. Kindi, Kur’ânia felsefe aras ında çelişki olmadığını , âyetleri te’vil etmesini bilenlerin tereddütlerinin daha çabuk geçeceğini söylemiştir. Kindi, Aristo gibi var olan her şeyin şu dört sebebe dayandığını kaydediyor:

1) Maddi illet (cause materielle).

2) Suveri illet (cause formelle).

3) Fail illet (cause motrice).

4) Gal illet (cause finale).

Bütün bu sebepleri düzenleyen ve evreni aşan yüce bir İlk Sebep vardır. Evreni aşan bu ilk sebep de Allah’tır. Her şeyin var olu şu ve yok oluşiı O’nun emriyledir. Kindi, dört unsur vasıtasiyle varlık ve yokluğa etki yapan yakın illetlerden de söz etmektedir. Bu illetleri bir çeşit semavi şahıslar kabul etmektedir. Yıldızlar samavi şahıslardır. Ayın feleğinden bütün feleklerin sonuna kadar olan kısımda varlık ve yokluk kuralları işlemez. Orada keyfiyetler ve dört unsurla ilgili oluşlar yoktur.

Arzdan Aya kadar olan alemde ise dört unsurun birleşimi ve dağılışı ile ilgili kurallar vardır. Bu Men”de sıcaklık, soğukluk, yaşhk, kuruluk gibi keyfiyetler bulunur. Oluşların, dağılışların ve değişmelerin cereyan ettiği alan, bu ay altı alemdir. Kindrye göre evrenin merkezinde dünya vardır. Ay altı unsurlar doğru hareketle hareket ederler. Feleklerin hareketi ise dairevidir. Onlar âlemin merkezi olan sabit nokta etrafında dönerler. Kindi, felek’ ecranun, yıldızların görme ve işitme duyularının olduğuna inanıyor. En uzak feleği (al-Felek al-Aksayı) yaşıyan, konuş an, seçen, süfli ‘Meme etki yapan müteharrik bir canlı kabul ediyor. Kindi tabiat felsefesi üzerinde çok durmuştur. Her maddi olanda, beş özellik vardır:

1— Heyüla, 2— Suret, 3— Mekan, 4— Hareket, 5— Zaman.

Maddi olan her şeyde heyüla yani onun yapıldığı madde mevcuttur. Bu şeyin görülen bir biçimi yani sureti de bulunur. Ayr ıca bu şeyin tuttuğu bir yeri (ıneküm) ve kıvamım sağlayan hareketi vardır. Bir yerden başka bir yere hareket ise zamanın da bulunmasını
kap ettirir. Heylüla, kabul eden ve fakat kabul edilmeyen, tutan ve fakat tutulmayan şeydir. Suret öyle bir fasıldır ki onunla şeyler diğerlerinden ayırdedilir. Örneğin kuruluk ve sıcaklığın birleşiminden meydana gelen ate ş surettir.. Hareket zat ın halinin değiş-
mesidir. Mekan cismin nihayeti veya ihtiva edildiği yerle birleştiği yüzeydir. Mekânda uzunluk ve genişlik vardır. Derinlik yoktur. Cismin ise bunlara ek olarak derinliği de bulunur. Mekan, derinliğe sahip olmayan ve fakat uzunluğu ve genişliği bulunan bir yüzeydir.
Zaman ise hareketin meydana geldi ği sayıdır. Başka bir deyimle hareketin tayin ettiği süredir. Zaman, geçmi şi ve gelece ği içine alır. Zaman sonludur. İki an arasındaki süre biter. Şimdiki ana ulaşmak zamanın sonlu olduğunu gösterir. Hem zaman harekete, hareket de cisme bağlı dır. Cisim ise sonradan olmad ır ve sonludur.

Kindi, âlemin yaratılışını kabul ederek Aristo’dan ve Yeni Eflâtunculardan farklı görüşü savunmuştur. Kindinin bu konudaki görüşü de islânra uygundur. De Boer’in Kindiye isnat ettiği sudur görüşü gerçeği yansıtmıyor. Kindi Tanrı ‘nın bir şeye başka bir şeyi
sebep kıldığını söylemiştir. Yaratılan ş eyler arasında en yüksek mertebeyi aklin, sonra nefsin, daha sonra da maddenin yer aldığını söylemiştir. Yoksa Yeni-eflâtuncu sudur nazariyesini kabul etmiş değildir. Herşeyi Tanrı hür iradesiyle yaratmıştır.
Kindi, Allah’ın varlığını çeşitli biçimlerde ispatlamıştır. Her şeyden önce cismin sonlu olduğunu, sordu varlığın ise kendi kendini yaratma ğa yetmeyece ğini, netice olarak sonlu âlemleri yaratan Yüce Allah’ ın varlığını kabul etmek gerekti ğini söylemiştir.
Kindi, ayrı ca cisimde birlik ve çoklu ğun bir arada bulunmasının nedeninin cisim olmayaca ğını , çünkü bu nedenleri cisimde aradık!~ zaman cismin sınırına gelinece ğini, cisimde birlik ve çoklu ğu meydana getiren sınırsı z bir varlığın yani Yüce Allah’ ın varlığını kabul etmek gerekti ğini söylemiştir. Kindi, Evrendeki düzenin rastlant ı sonucu olamıyacağını söyleyerek de Allah’ ın varlığını hatırlatmıştır. Kindi, Risale fi Tesbit ar-Rusul adl ı eserinde de Yüce Allah’ın gönderdiği Peygamberleri tasdik etmi ştir.
Gerek filozoflar, gerekse Peygamberler gerçe ği bulmak için çalışırlar. Ancak filofozlar akıl ve inceleme ile gerçeğe
ulaşmak siterler. Peygamberler ise ba şta ilâhi vahiyle gerçe ği bulurlar. Peygamberlerin kalplerini Yüce Allah temizlemiştir. Peygamberler deruni bir paklığa sahiptirler. Bu sebeple de onlar ın kalbine gayb aleminin ilimleri gelir. Yahya dayanan bilgiler daha
fasih ve icaz bakımından daha güçlüdür. Ancak Peygamberlere gelen bilgiler akıl ölçülerine de uygundur. Vahyin akla zıt bir yönü yoktur. Kur’an ilahi bir felsefedir Kindi’ye göre Peygamber de en üstün derecede bir filozoftur. Kur’an’ ın fesahatı ve belagatı insanı hayranlığa sürükler. Kur’an’da yazıldığı gibi Ahiret hayatı vardır. Kindi’nin akıl görüşü biraz kapandır. Bu konuda Aristo ve Afrodisiasl ı İskender’in etkisi görülür. Kindi, al’Akl bi’l-fiil, al-Akl bi’l-Kuvve, al-Akl bi’l-Meleke ve al-Ak’ az-Zahir’den söz etmiştir. Kindi, ahlakçı bir filozoftur. Erdemin adalet, iffet, cesaret ve hikmet ilkesi üzerinde çok durmu ştur. Ayrıca inasnın hakikat peşinde koşması gerektiğini ve Tanrı’nın fiilerinin benzerini kazanma ğa çalışmasını hatırlatmıştır. Bununla insanın bilge, adaletli, hayırlı , cömert ve dürüst olmasını kastetmiştir Kindi ahlaki arınma ile ilahi sırlara erileceğini açıklamıştır.

Mistik görüşte Eflatun ve Yenieflatuncularm etkisi seziliyor. Ancak İslam zühdüne ve Kur’ân âyetlerine yeri geldikçe
yer veriyor. Gönül temizli ği, niyet temizliği üzerinde çok duruyor. Mutasavv ıfın ve filozofun amacının bir olduğunu söylüyor. Her ikisi de ölçülü hareket eder. Her ikisi de nefislerini kötülüklerden uzak tutarlar. Her şeyin gerçek bilgisine ula şmağa çalışırlar. Geçici zevkleri önemsemeyerek sonsuz mutluluğu bulmağa çalışırlar.

Sonuç olarak Lâtinceye çevirilen baz ı eserleriyle Batı’ya da etki yapan Kindi, İslâm’ı iyi bilen bir düşünürdür. İslami görüşleri savunan Kindrnin felsefe ile dini uzlaştırmağa çalışması ve islâm’da derin bir felsefe olduğunu göstermesi dikkati çekicidir. Bu açıdan onun büyük bir İslam diişünürü olduğunu gerek gelip geçmiş ilâbiyatçı filozoflar ve gerekse ça ğdaş yetkililer kabul etmektedirler.

Kaynak: İbrahim Agah Çubukçu- İslam Düşünürleri