Warning: "continue" targeting switch is equivalent to "break". Did you mean to use "continue 2"? in /home/felsefeatlasi/public_html/wp-includes/pomo/plural-forms.php on line 210
Emrullah Efendi (1859-1914) | Felsefe Atlası
Navigation Menu
Emrullah Efendi (1859-1914)

Emrullah Efendi (1859-1914)

Emrullah Efendi

1858-14 Ağustos 1914

Doğum: Lüleburgaz, Kırklareli – Ölüm: Yeşilköy, İstanbul

Tüccardan Ali Efendi’nin oğlu olarak 1858 Lüleburgaz’da doğdu. İptidai ve rüştiyeyi orada okudu. Sonra Mekteb-iMülkiye’ye girdi. “Aliyululâ” derece ile mülâzemet rüusu ve “Ulûm-u Siyasiyye Şahadetnamesi” aldı. Bu sırada Fransızca konuşma ve yazmayı öğrendi. . Önce Yanya (1882) ve Selanik (1884) Maarif Müdürlüklerinde bulundu. Oradan Halep Maarif Müdürlüğü ve idadi öğretmenliğine, 1891’de de Aydın Maarif Müdürlüğü’ne atandı. Oradayken 1892’de Gazeteci Tevfik Nevzat ve Avukat Güzel Hasan ile beraber Avrupa’ya kaçtı.  Bu işi Emrullah Efendi’nin Maarif Veznesi’nden aldığı paralarla yaptıkları iddia edildi. Bu nedenle Emrullah Efendi tevkif edilip muhakeme altına alınmak istendi. Tevkif edildi. O sıralarda Tevfik Nevzat, Emrullah Efendi ve kendisinin affedilmesi hakkında II. Abdülhamit’e iki şiir yazdı. . Bunun üzerine muhakeme bir “irade-i seniyye” ile yaptırılmadı.

Emrullah Efendi ile ilgili görsel sonucu. Emrullah Efendi’de yurda dönerek gene maarif hayatına atıldı. (1900). Meclis-i Maarif üyeliğinde, Mekteb-i Sultanî müdürlüğünde ve İlmiye Dairesi’nde çalıştı. 8 Ocak 1908’de kurulan “Türk Derneği”nin kurucuları ve idarecileri arasında bulundu. 16 Aralık 1908’de Kırkkilise (Kırklareli) mebusu olarak Meclis-i Mebusan’a girdi. 12 Ocak 1910’da Maarif Nâzırı oldu. Bu görevi sırasında yaptığı işleri destekleyenler olduğu kadar karşı çıkanları da çok oldu. Hattâ kendisi hakkında Meclis-i Mebusan’da soru önergesi (“istizah takriri”)
verildi. Hakkında sık sık istifa söylentileri çıkarıldı. Kanunsuz işler yaptığı iddia edildi. . Eleştiriler karşısında 20 Şubat 1911’de istifa etti. Ancak 15 Aralık 1911’de tekrar Maarif Nazırı oldu. Bu arada İttihat ve Terakki Cemiyeti ile arası açıldı, istifasını Sadrazam’a sundu6
. Ancak istifası kabul edilmedi. 21 Temmuz 1912’de Bakanlar Kurulu’nun istifasına kadar görevde kaldı. 1912 Kasımı sonlarında, Darülfünun olayları dolayısıyla, Divân-i Harbi-i Örfî (Sıkıyönetim) tarafından tutuklandı ve sorguya çekildi.
.
14 Eylül 1910’da Darülfünun Edebiyat Şubesi “Hikmet-i Nazariyye” öğretmeni oldu. Bu görevine 1911’de de devam etti. 21 Şubat 1913′ de aynı kurumdaki “Usul-ü Tedris ve Terbiye” öğretmenliklerini de üzerine aldı.

14 Ağustos 1914’de Yeşilköy’deki evinde öldü. Cenazesi büyük törenlerle kaldırıldı. Osmanlı Devleti’nden dört, Sırp hükümetinden “Sen Sava”,Bulgar hükümetinden de “Sen Aleksandır” nişanlarını almıştı.

 

Eserleri : Emrullah Efendi iki defa Maarif Nâzırı olmuş ve bu sırada tamamen “kendi eseri” denebilecek bazı eğitim girişimleri olmuştur:
Liseler örgütü, Eğitim Bakanlığı merkez örgütü, Darülfünun ıslahatları, Hakk-ı Telif Kânunu v.s. Bunlar üzerinde ayrıca durulacaktır. Bunun yanısıra Emrullah Efendi’nin önemli yazıları da şunlardır:
— “Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin 1327 Senesi Dördüncü Kongresinde Tanzim Olunan Siyasî Programa Dair İzâhnâme”, Konstantiniyye 1330.
— “Yeni Muhitu’l-Maarif” (Ansiklopedi), İstanbul 1317.

Gazetelerde de pek çok yazıları çıkmıştır. Bunlardan önemli olan
bazıları şunlardır:
— “Usul-ü terbiye ve tedris”, “Mirât-ı Maarif gazetesi 3 (28 Kânunusâni
1324), ss. 37-38.
— “Tedrisat-ı ibtidaiyye”, “Mülkiye” gazetesi 23 (1326), ss. 42-64.
24 (1326), ss. 32-50.
— “Terbiye ve esasları”, “Sırat-ı Müstakim” gazetesi, 16 (1326)
ss. 248-250 (Konferans notlan).
— “İlm-i terbiye ve tedris”, “Ümmet” gazetesi, 1/6 (13 Haziran
1326), ss. 14-15; I/7 (24 Haziran 1326), s. 15; I/8 (2 Temmuz 1326) s. 14
(Emrullah Efendi’nin Dârülfünun’da verdiği derslerde tutulan notlardan).
— “İdare-i vilayet”, “Yeni Muhitü’l-Maarif” gazetesi, 14 Nisan 1327
ss. 6-13; 25 Mayıs 1327 ss. 1-5.
— “Patrikhanelerin müstediyatı – Tedrisat mes’elesi ve Tanin gazetesi”,
“Yeni Muhitü’l-Maarif” gazetesi, 20 Ağustos 1327 ss. 1-13.
— “Darülfünunda inzibat” (“Darülfünun inzibatına müteallik Nizâmnâme
lâyihasının esbab-ı mucibe mazbatası”), “Tanin” gazetesi,
7 Mart 1912.

 

Yakın geçmiş Türk eğitim hayatının en önemli şahsiyetlerinden birisi, Emrullah Efendi ‘dir. Özellikle II. Meşrutiyet döneminde,
eğitim üst-yönetiminin başında bulunduğu zaman yaptığı çalışmalar ve öne sürdüğü görüşler, onu, ölümünden sonra da önemli bir kişi haline getirmiştir.

Ona atfedilen ””Tuba Ağacı Nazariyesi” ile Türkiye’deki eğitim tartış­malarına seçkinler (elitler) eğitimi kavramı da girmiştir. Özellikle Emrullah Efendi’den sonra yoğun tartışmalara neden olacak bu nazariye, aslında, Türk eğitim sisteminin tarihî gelişiminin örgün bir ifade biçiminden başka bir şey değildi.

Türk eğitiminin batılılaşması – çeşitli ivedi gereksinimler karşısında yüksek öğretimden başlamak zorunda kalmıştı. XIX, yüzyılda Osmanlı Devleti’nin her alanda yetişmiş elemana çok ivedi olarak ihtiyacı vardı. Bu nedenle işe, yaygın bir ilköğretim örgütü kurmakla başlayamıyordu. Zaten Devletin yapısı ve coğrafyası da bunu çok güçleştiriyordu. Devletin bu hususta uzun planlar yapacak zamanı da, durumu da, yetişmiş elemanı da yoktu. Bunun için her okulun yüksek kısmı veya orta derecede hemen iş adamı yetiştirecek okullar açılmak zorunda kalmıyordu. Emrullah Efendi’nin yönetim başında bulunduğu sıralarda da aynı ivedi durumlar söz konusu idi ve Emrullah Efendi de işe yüksek öğretimden başlamak gereğini vurguladı. Ama gerek İttihat ve Terakki Cemiyeti ve Fırkası’nın önde gelen bir üyesi olması dolayısıyla, gerek Mekteb-i Sultani olayında Tevfik Fikret’e karşı vaziyet alışıyla ve gerekse salt eğitim görüş­
leri açısından; yaşadığı dönemde ve öldükten sonra kendisinin bir çok eleştiricileri çıkmıştır. Ancak tartışmalar hiç bir zaman kişilikler ön plana sürülmeden, eğitimde önceliğin orta ve yüksek öğretime mi yoksa ilköğretime mi verilmesi biçiminde devam etti ve o zamanlar için de çok yararlı oldu. Eğitim tarihimizde genellikle Tuba Ağacı Nazariyesi ve ondan doğan tartışmalarla ön plana çıkan Emrullah Efendi, Türk eğitim düzenine prensipler, yasa ve yönetmelikler ve sağlam bir örgüt kurma çalışma ve girişimleriyle de çok yararlı olmuştur. Tarihte unutulmaz bir eğitim Bakanı tipi ortaya çıkarmıştır. Bu bakımdan hayatı, görüşleri ve çalışmaları bir bütün olarak değerlendirilmesi ve bilinmesi gereken bir şahsiyettir.

Tamamı: EMRULLAH EFENDİ HAYATI – GÖRÜŞLERİ – ÇALIŞMALARI- Dr. Mustafa ERGÜN